Dijital Fotoğraf Makinesi - 4 (HDR)
Herkese merhaba,
Bu yazıda sizlere bir fotoğraf tekniğinden, tekniğin geçmişinden, bir miktar teorik altyapısından ve bu tekniği kullanan bazı programlardan bahsedeceğim. Öncelikle derdimizi ortaya koyalım, böylece yazıyı yazmak için bir amacımız olsun.
Dış mekan (özellikle manzara) çekimleri yaparken çok karşılaştığımız bir durum vardır. Gökyüzü, ışığın ana ya da saçılma ile ikincil kaynağı olduğu için yeryüzüne göre hemen her zaman (çok bulutlu ve kapalı havalar ile gece hariç) oldukça parlak görünür. Makinenin -fotoğraf üzerindeki ışık değerlerini etkileyen- Exposure, ISO, Aperture ya da Shutter değerleriyle ne kadar oynarsak oynayalım, bu ayarlar sensöre düşen ışığı tüm fotoğraf yüzeyinde etkilediği için, gökyüzünün yeryüzüne göre parlak olmasını engelleyemeyiz. Ya gökyüzü çok parlak çıkar ya da -ışığı bir şekilde kısarsak- yeryüzü çok karanlık çıkar. Ortada buluşmak kimi zaman mümkün değildir.
Benzer durum iç mekan çekimlerinde de ortaya çıkabilir. Kuytu köşeler karanlık çıkarken, ışığı doğrudan yansıtan yüzeyler çok parlak çıkabilir. Dijital fotoğraf makinelerinin içerisindeki almaç, gelen ışığı değişik pikseller için değişik şekillerde yorumlamaz. İnsan gözü de aynı şekilde çalışır. Kafamızı gökyüzüne çevirdiğimizde, gözümüzü biraz kısarız ve işlenen ışığın şiddetini azaltırız ama ışık şiddeti alan-değişken yerlerde fiziksel olarak yapabileceğimiz bilinçli ya da bilinçsiz bir eylem yoktur.
Fotoğrafçılıkta, değişik şiddetlerdeki ışığı fotoğraf almacının kaydedebilme kapasitesine dinamik aralık (dynamic range) denir. Bir almaç ne kadar büyük bir şiddet aralığında ışığı kaydedebiliyorsa o kadar “yüksek” dinamik aralığa (high dynamic range - HDR) sahiptir. Kullandığımız fotoğraf makineleri bu konuda çok yetenekli olmadıkları için ürettikleri fotoları “LDR (low dynamic range) foto” şeklinde adlandırırsak, yazının sonunda tekrar döneceğim LDR konusu için de bir temel atmış oluruz.
Dinamik aralık:
http://en.wikipedia.org/wiki/Dynamic_range#Photography
Ansel Adams bu konuda ilk çalışmış fotoğrafçılardan. Film üzerine düşen ışığı basit bir skala kullanarak 11 eşit parçaya ayırmış (Zone System) ve kendi geliştirdiği özel bir teknikle, film üzerindeki bu bölgelerin kabul edilebilir pozlama değerleriyle üretilebilmesini sağlamış.
Zone System:
http://en.wikipedia.org/wiki/Zone_system
Ansel Adams:
http://www.masters-of-photography.com/A/adams/adams_articles1.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Ansel_Adams
http://www4.hmc.edu:8001/humanities/beckman/artclasses/AnselAdams.ppt
Ara Not: Bu bağlantılardaki bilgilerin tamamına yakınını okudum, sizlere de tavsiye ederim, teknik kısmı anlamakta çok yardımcı oluyor.
Dijital fotoğrafçılıkta bu sorunu gidermenin bir yolu mevcut. Bu konudaki teorik altyapının hazırlayıcısı Charles Wyckoff olmuş ama hakkında çok bilgi bulamadım ne yalan söyleyim. Google aramalarında bir kaç fotosu çıkıyor. Neyse konudan kopmayalım. Mademki tek kare çektiğimizde bazı yerler çok aydınlık, ya da bazı yerler çok karanlık çıkıyor, o zaman biz de fotoğraf makinasının konumunu ve açısını değiştirmeden konunun tamamının doğru pozlanacağı sayıda kare çekeriz ve bunları birleştiririz. HDR tekniğinin esası budur.
Hemen örnek verelim. Yukarıdaki “Zone System” bağlantısında anlatılanları, anlayacak kadar okuduğunuzu varsayıyorum. Bir kare çekmek istiyoruz. Alanın büyük bir kısmı 6 parlaklığında ama bir bölge 10 parlaklığında, bir bölge 8 parlaklığında, ve yine görünmesini istediğimiz bir bölge ise 3 parlaklığında (yani karanlık). Bu durumda 4 adet fotoğraf çekmeliyiz. Bu 4 fotoğrafı çekerken amacımız, her karede bu bölgelerden birinin istediğimiz parlaklıkta görünüyor olması (örneğin 5-6 parlaklığında). Bu 4 kareyi yaptıktan sonra yazılım desteği alıyoruz, bakalım elimizde neler var:
İlk programımız Photomatix: http://www.hdrsoft.com/
Process menüsünden Generate HDR seçeneğini seçtiğimizde bizden çektiğimiz fotoğrafları istiyor. Örneğimizdeki 4 fotoğrafı da bu pencereye ekledikten sonra, bir kaç ufak konfigürasyonla HDR fotoğrafımızı elde edebiliyoruz. Konfigürasyonla kastettiklerim, fotoğraf makinamız EXIF bilgilerini kaydediyorsa ve Photomatix bu ayrıntıyı yakalayabilirse, size EV (exposure value) değerini sormuyor ya da fotoğrafları arka arkaya çekerken ufak oynamalar olmuşsa, konuda hareket eden cisimler olmuşsa, bunları kısmen eleyebilen bir seçeneği seçebiliyorsunuz.
“Eee HDR fotoyu elde ettik ama bu hiç bir şeye benzemedi” derseniz haklısınız ve hatta çok büyük olasılıkla doğru yoldasınız. Çünkü elde ettiğimiz foto, bütün pikseller için baştan yüklediklerimizin tamamındaki ışıklanma bilgilerini içermekte, bu da işlenip tekrar yorumlanması gereken bir dosya demek -yani bu haliyla sıradan monitörler yorumlayamıyor, kağıda basılamıyor-. Burada ise yine aynı Process menüsünde bulacağınız Tone Mapping devreye giriyor. Tone Mapping’e tıkladığınız anda fotoğraf 32bit’ten 8bit parlaklık görünümüne çevriliyor ve ilk anlamlı HDR Imaging fotoğrafımıza ulaşmış oluyoruz. Photomatix bu noktada başka hiç bir yerde görmediğim derecede ayrıntı sunuyor. Bütün ayarlarla dilediğinizce oynayıp fotoğraf üzerindeki etkilerini görmeniz, ileride abartı efektler üretmemeniz konusunda sizi çok aydınlatacaktır (yani sonunuz bana benzemesin
).
HDR:
http://en.wikipedia.org/wiki/High_dynamic_range_imaging
http://www.guyjbrown.com/articles/hdr-nov06.pdf
http://fiveprime.org/hivemind/Tags/hdr,slr
http://fc41.deviantart.com/fs27/f/2008/081/b/d/Full_Lunar_Color_by_mabaxter.jpg
http://www.madnessmatrix.com/
Bir kaç ayar kurcalama ve fotoğraf denemesi sonrasında, sonuçların genel parlaklık açısından çok iyi ama gelgelelim bir miktar fantastik/masalsı gözüktüğünü düşünmeye başlayabilirsiniz. Fotoğraf camiası da zaten bu konudan muzdarip. Bazı fotoğrafçılar HDR’a sırf bu nedenle sırtını dönmüş durumda. Şahsi görüşüm ise -sanki bir önemi varmış gibi- abartmadan kullanıldığı sürece HDR’ın çok faydalı bir teknik olduğu yönünde.
Görüşümle örtüşen bir başka görüş:
http://photomatthieu.blogspot.com/2008/01/lets-talk-bout-hdr.html
HDR’la ilgili birinci sorun fotoğrafların gerçeklikten uzaklaşmasıyla ilgili. Bunun daha çok sanatsal bir kavram olduğunu (realizm/sürrealizm) ve bir sorundan çok sanat olarak görülmesi gerektiğini düşünenlerdenim. İkinci sorun ise, Tone Mapping esnasında “Luminance” değeriyle oynandıkça ortaya çıkan ve kenar algılama (edge detection) filtrelerinin yaptığı etkilere benzeyen (kimine göre halo etkisi) parlaklıklar.
Örnek:
http://flickr.com/photos/gregscargill/2276338233/
http://karalama.org/wp-content/uploads/2008/03/hdr-resimler.jpg
(Çatı ve değirmenin kenarındaki ışık etkisi)
Bu durum Photomatix’in kullandığı “Tone Mapping” algoritmalarından kaynaklanıyor ve başka yazılımlar kullanılarak üstesinden gelinebilir. Örneğin Photoshop eklentileri kullanarak da HDR metodunu uygulayabilirsiniz. Photoshop’un bu etkiye neden olmadığı söyleniyor, okumasını ve uygulamasını size bırakıyorum:
http://backingwinds.blogspot.com/2006/10/how-to-create-professional-hdr-images.html
http://www.cambridgeincolour.com/tutorials/high-dynamic-range.htm
Birinci bağlantıda tekniğin Photoshop ile nasıl kullanılacağı madde madde anlatılmış, deneme niyeti olanlar için çok faydalı buldum. Aslında başka bir yazının konusu olması gerekirken burada bahsetmeden geçemeyeceğim bir özellik var: Exposure Bracketing. Yazının başında anlatılan 1den fazla -değişik parlaklıkta, aynı çerçeve- fotoğrafı çekmek için kullanılan bir teknik. Bunu destekleyen makinalarda, önce bir EV aralığı seçilir (örneğin [-2Ev +2EV]). Devamında deklanşöre basıldığında, fotoğraf makinası değerleri sırasıyla -2EV, 0EV ve +2EV olan 3 kare çeker, ve bu çekimler çalakalem HDR uygularken çok işimize yarar.
İkinci bir konu ise LDR. Bazı insanlar fotoğraf makinası ile bir adet çektikleri karenin parlaklık değerleriyle bilgisayarda oynayarak -sözde- HDR fotolar üretiyorlar. Elde ettikleri şey, parlaklık değeri birbirine yaklaşmış ama keskinliğini kaybetmiş, bozbulanık -ve hâlâ LDR- bir fotoğraf olmaktan öteye gitmiyor. Çünkü sonradan bilgisayarda yapılacak bir ağartma işlemi, karanlık bir bölgeye olmayan ayrıntıları katamaz, aşırı aydınlık bölgeler için de durum aynı. Özetle taklitlerinden sakınınız.
Son olarak da bir müjde vermek istiyorum. Aşağıdaki haberde bahsedildiğine göre, Pentax firması, bilgisayarda yazılım desteği kullanmaya gerek kalmaksızın HDR işlemini fotoğraf makinesi üzerinde yapmayı başarmış. HDR’ın popülaritesinin böyle bir sonuç doğuracağını tahmin etmek lazımdı. Belki gitgide bu özellik yaygınlaşır ve HDR sadece kameradan seçilen bir ayar olarak, tarihteki tozlu teknikler arasındaki yerini alır, kim bilir?
HDR in SLR:
http://apcmag.com/pentax_adds_hdr_capabilities_to_their_latest_dslrs.htm
HDR Örnekli Anlatımları:
http://www.vanilladays.com/hdr-guide/
http://brajeshwar.com/2006/what-are-hdr-or-high-dynamic-range-images/
http://www.luminous-landscape.com/tutorials/hdr.shtml
http://tutorialblog.org/hdr-tutorials-roundup/
http://range.wordpress.com/2006/07/15/modern-hdr-photography-a-how-to-or-saturday-morning-relaxation/
Google:
http://images.google.com/images?q=hdr
Oldukça uzun bir yazı olduğunun farkındayım. Konu çok kapsamlı olduğu için ve ben de yeterli seviyede bir anlatıcı/aktarıcı olmadığım için ancak bu kadar kısaltabildim. Aslında kendi yaptığım HDR örneklerini de eklemek istiyordum ama hem yazı biraz daha uzayacağı için, hem de ürettiğim çok kaliteli HDR’ler bu tekniği ilk defa kullanacakların moralini bozabileceği için eklemeyi uygun görmedim
Hepinize sevgiler, saygılar.
Celâl
Yine çok enteresan bir yazı olmuş, her ne kadar fotoğrafçılıkla fazla ilgim olmasada, bazı konuları bende merak ediyordum, sağol.
aslinda tam okumadım merak etsemde ama sırf baan verdigin paranın karsılıgı oarak yazdım
artık helal edersin istedigin iyaptım. Unutmadım bu arada ne dicektim çok güzel olmuş celal
boyel yazıların devamını bekliyorum…. rum ruz …
Ellerine emeğine sağlık tekrardan. Artık sayfanda bahsettiğin konularla ilgili çevremden birileri ile sohbet ettiğim zamanlarda bu sayfayı referans gösterir oldum. Bundan sonra onları da sayfaya yorum yazmaları için teşvik edeceğim.
Takdire şayen bir çalışma daha.
Teşekkürler…
bu da benden..
http://www.mus7.com/index.php?x=browse&category=3&pagenum=1